Bir Soru ile Başlayan Yolculuk
Bazen insanın hayatı, küçücük bir sorunun içine sıkışıp kalıyor. O gün de öyle olmuştu. Kayseri’de sıradan bir akşamüstüydü; camdan dışarı bakarken gökyüzünün rengi yavaş yavaş turuncudan griye dönüyordu. İçimde açıklayamadığım bir huzursuzluk vardı. Sanki bir yere ait değilmişim gibi… Sanki herkes kendi yolunu çoktan bulmuş da ben hâlâ haritada parmağımı gezdirip duruyormuşum gibi.
Elimde telefon, amaçsızca gezinirken bir cümleye takıldım: “Bingölün kaç ilçesi var?”
Basit bir soru gibi duruyordu ama içimde bir şeyleri tetikledi. Çünkü bazı sorular cevaplarıyla değil, hissettirdikleriyle büyür.
O an fark ettim ki ben sadece bir şehir ismi okumamıştım. İçimde uzak bir yere duyulan garip bir çağrıyı hissetmiştim. Bingöl… Daha önce hiç gitmediğim, ama sanki bir yerlerde bana ait bir anı saklıyormuş gibi hissettiren bir yer.
Kayseri’de Günler ve İç Ses
Kayseri’de 25 yaşında biri olarak günlerim çoğu zaman aynı ritimde akıyor. Sabah işe yetişme telaşı, akşam eve dönüşte yorgunluk, arada kaybolan düşünceler… Günlük tutuyorum, evet. Ama çoğu zaman yazdıklarım bile bana yetmiyor. Kelimeler içimdeki karmaşayı tam anlatamıyor.
Bazen düşünüyorum da, insan neden bazı şehirlerde sıkışıp kalmış gibi hisseder? Kayseri güzel bir şehir, köklerim burada. Ama içimde sürekli başka bir yerlerin özlemi var. Belki de hiç gitmediğim yerlerin özlemi bu.
O gün o soruyu görünce garip bir şey oldu. Sanki içimdeki o özlem bir yöne odaklandı. Bingöl.
Ve o an kendi kendime sormaya başladım: “Orası nasıl bir yer? Kaç ilçesi var ki bir şehir, insanın içinde bu kadar yer edinebiliyor?”
Bingöl’e Dair İlk Merak
Merakım büyüdükçe büyüdü. Telefonu elime aldım, araştırmaya başladım. Ve öğrendiğim şey basitti: Bingöl’ün 8 ilçesi vardı.
Ama o sayı bana sadece bir bilgi gibi gelmedi. Sekiz… Sekiz farklı hikâye, sekiz farklı hayat, sekiz farklı nefes gibi hissettirdi.
Bingöl ismi zihnimde yankılanırken, ilçelerin isimleri de yavaş yavaş içime yerleşti: Bingöl Merkez, Genç, Solhan, Karlıova, Kiğı, Adaklı, Yayladere ve Yedisu.
Her biri ayrı bir kapı gibi… Her biri açıldığında başka bir duygunun içeri sızacağı birer geçit gibi.
O an kendime itiraf ettim: Ben aslında bir şehir öğrenmiyordum. Ben bir yere gitme isteğini öğreniyordum.
Bingöl’ün Sessiz Haritası
İlçelerin isimlerini okudukça zihnimde bir harita oluştu. Ama bu harita düz çizgilerden değil, duygulardan oluşuyordu.
Bingöl Merkez’i düşününce kalbim biraz hızlandı. Orası sanki bir başlangıç noktasıydı. Genç ilçesi ise ismine rağmen içimde ağır bir sessizlik bıraktı; sanki adı gençti ama içinde eski hikâyeler saklıydı. Solhan dediğimde bir ferahlık hissettim, Karlıova’da ise rüzgârın sertliği yüzüme çarpmış gibi oldu.
Kiğı… Adını her düşündüğümde içimde uzak bir melodi çalıyor gibi hissediyordum. Adaklı daha çok bir bekleyiş gibiydi, Yayladere ise sanki sabırla yazılmış bir şiir. Yedisu ise en çok merak ettiğimdi; yedi suyun birleştiği bir yer düşüncesi bile içimde bir huzur bırakıyordu.
Sekiz ilçe… Sekiz farklı duygu.
Ve ben Kayseri’de otururken, aslında içimde o sekiz duygunun hepsini aynı anda yaşıyordum.
Yolculuk Hayali
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Beyaz tahin mi çifte kavrulmuş tahin mi ?
O gece uzun süre uyuyamadım. Yatağın içinde dönüp dururken aklım hep Bingöl’deydi. Gitmediğim bir şehrin beni bu kadar içine çekmesi bana garip geliyordu. Ama aynı zamanda kaçınılmazdı da.
Kendime itiraf ettim: Ben sadece bir yer görmek istemiyorum. Ben kendimi başka bir yerde yeniden duymak istiyorum.
Bir çanta hazırlayıp yola çıkma hayali kurdum. Otobüs penceresinden geçen dağları, virajları, sisli yolları düşündüm. Her kilometrede içimdeki bir şeyin biraz daha sessizleşeceğini hissettim.
Ve belki de orada, Bingöl’ün bir ilçesinde, kendime daha yakın olabileceğimi düşündüm.
İlçeler Arasında Dolaşan Duygular
Ertesi gün hayat devam etti. İşe gittim, insanlarla konuştum, gülümsedim. Ama içimde başka bir hayat akıyordu. Sanki bedenim Kayseri’deydi ama ruhum çoktan Bingöl yollarına düşmüştü.
Kafamın içinde sürekli aynı cümle dönüp duruyordu: Bingöl’ün kaç ilçesi var?
Bu soru artık bir bilgi sorusu değildi. Bir kaçış sorusuydu. Bir arayıştı. Bir yer değiştirme isteğiydi.
Genç, Solhan, Karlıova…
Gün içinde bile bu isimler zihnime sızıyordu. Toplantıdayken Genç ilçesini düşünüyordum. Öğle arasında Solhan aklıma geliyordu. Eve dönerken Karlıova…
İlçelerin isimleri bile bana bir ritim vermişti. Sanki içimde yeni bir müzik çalıyordu.
Genç… Karlıova… Solhan…
Bu tekrar eden sesler bana bir şey öğretiyordu: İnsan bazen bir şehir ismini bile özleyebiliyordu.
Ve bu özlem beni hem korkutuyor hem de garip bir şekilde umutlandırıyordu. Çünkü demek ki içimde hâlâ yeni bir şeylere yer vardı.
Dönüş ve İçsel Değişim
Zaman geçti. Günler birbirine eklendi. Ama Bingöl düşüncesi içimden çıkmadı. Aksine, daha da derinleşti.
Bir akşam yine cam kenarında otururken fark ettim: Artık o soruyu sormuyordum. “Bingölün kaç ilçesi var?” sorusu yerini başka bir şeye bırakmıştı. Artık “Ben nerede kendimi daha az yalnız hissederim?” diye düşünüyordum.
Sekiz ilçe… Sekiz ihtimal… Sekiz farklı başlangıç.
Ve ben Kayseri’de 25 yaşında biri olarak, hayatımın aslında ne kadar geniş olabileceğini yeni yeni fark ediyordum.
Bingöl bana bir şehirden fazlasını göstermişti. Bazen bir soru, insanın içindeki tüm yolları açabiliyordu.
Infs olarak “Bingölün kaç ilçesi var” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!