İçeriğe geç

Boşanmış bir kadınla evlenilir mi ?

Boşanmış Bir Kadınla Evlenilir mi? İzmir’de Bir Kahve Masasında Başlayan Büyük Soru

İzmir’de yaşıyorsan bazı soruların cevabı sandığın kadar basit değildir. Mesela “Kordon’da mı oturalım yoksa Alsancak’ta mı?” sorusu bile 45 dakikalık tartışmaya dönebilir. Ama bir de öyle sorular var ki… kahveyi yudumlarken bir anda masaya bomba gibi düşer: Boşanmış bir kadınla evlenilir mi?

Bunu ilk duyduğumda aklımdan geçen ilk şey şu oldu:

“Abi ben daha kendi faturasını düzenli ödeyemiyorum, hayat bana böyle sorular soruyor…”

Sonra düşündüm. Çok düşündüm. Hatta öyle düşündüm ki, yan masadaki çift bile “bu çocuk kesin aşk acısı çekiyor” diye bakmaya başladı. Halbuki sadece düşünüyordum. Fazla düşünmek de bir meslek sayılırsa, ben kıdemli analistim.

Önce Şunu Kabul Edelim: Hepimiz Biraz Karışığız

Sizi Infs’da “Boşanmış bir kadınla evlenilir mi” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.

Hayat kimseyi tertemiz bir sayfa olarak bırakmıyor. Ben 25 yaşındayım, hâlâ markette “poşet ister misiniz?” sorusuna panikleyip “yok ben taşıyacağım” deyip iki adım sonra kolum kopacak gibi yürüyen biriyim.

Şimdi böyle bir durumda kalkıp da bir insanı geçmişi üzerinden sınıflandırmak… biraz komik olmuyor mu?

Bir arkadaşım var, adını vermeyeyim (çünkü hâlâ bana borcu var). Dedi ki:

“Boşanmış kadınla evlenilir mi ya? O iş bitmiş sonuçta.”

Ben de dedim ki:

“Senin PlayStation’la ilişkin de bitti ama hâlâ geri dönüyorsun.”

Bir sustu. Güldü. Sonra konuyu değiştirdi.

“Boşanmış” Kelimesine Fazla Anlam Yüklemek

Toplumda bazı kelimeler var, sanki kırmızı etiket basılmış gibi. “Boşanmış” da onlardan biri. Ama bir düşünelim…

Boşanmış = Deneyimli mi, Hasarlı mı?

Bu tamamen bakış açısı meselesi. Bir kesim diyor ki:

“Ya o iş yürümemiş, demek ki problem var.”

Diğer kesim ise:

“Hayatını yeniden kurmuş, güçlü bir insan.”

Ben mi? Ben ortadayım. Çünkü İzmir trafiğinde bile sabrımı test eden bir hayatım var, o yüzden kimseyi kolay kolay etiketlememeye çalışıyorum.

Ama şunu da itiraf edeyim: İlk duyduğumda ben de hafif “acaba?” moduna giriyorum. Sonra aklıma şu geliyor:

“Sen daha kahve makinesini doğru kullanamıyorsun, insan ilişkilerinde uzman kesildin.”

İlişki Deneyimi Bir Lüks Değil, Bir Gerçeklik

Birini sevmek, onun geçmişini sıfırlamak değil ki. Zaten sıfırlayamazsın da.

Geçen gün arkadaş ortamında konu yine buraya geldi. Herkes uzman gibi konuşuyor:

“Ben olsam kabul etmem.”

“Ben açık fikirliyim.”

“Ben zaten ilişki insanı değilim.”

Ben de sessizce çikolatalı gofretimi yerken içimden şunu düşündüm:

“Abi siz daha mesajı ‘okundu’ görüp 3 saat bekleyince sinir krizi geçiriyorsunuz…”

Şimdi soruyorum:

Boşanmış bir kadınla evlenilir mi?

Sorunun kendisi bile biraz eksik değil mi? Çünkü mesele “boşanmış olması” değil, “kim olduğu” değil mi?

İzmir Usulü İlişki Gerçekleri

İzmir’de ilişkiler biraz farklıdır. Daha rahat, daha gündelik, ama bir o kadar da içten içe derindir.

Kordon’da Yürürken Gelen Hayat Sorguları

Mesela sahilde yürüyorsun. Karşında güneş batıyor. Her şey romantik.

Sonra beynin:

“Acaba doğru insan mı?”

“Acaba geçmişi ne?”

“Acaba ben yeterli miyim?”

Ve o an, romantik film bir anda psikolojik drama dönüşür.

Benim başıma da çok geliyor. Dışarıdan bakan diyor ki:

“Ne kadar cool çocuk.”

İç ses:

“Abi simit mi alsam, yoksa hayatımı mı sorgulasam?”

Boşanmış Bir Kadınla Evlenilir mi? Sorusunun Asıl Alt Metni

Bu sorunun yüzeydeki hali basit. Ama altına indiğinde şunu görüyorsun:

Güven meselesi

Toplumsal algı

Kişisel korkular

“Acaba ben yeterli olur muyum?” kaygısı

Yani mesele aslında kadın değil. Mesele insanın kendi içindeki karmaşa.

Bir keresinde biri şöyle dedi:

“Boşanmış kadınlar daha zor olur.”

Ben de dedim ki:

“Ben zaten kolay biriyle bile zor anlaşıyorum, sorun bende olabilir mi?”

Sessizlik…

İşte orada herkes düşünmeye başladı.

Gerçek Hayattan Komik Bir Anı

Geçenlerde kafede oturuyorum. Yan masada iki kişi konuşuyor:

“Ya ben boşanmış biriyle yapamam.”

“Neden?”

“Bilmiyorum, içime sinmiyor.”

Tam o sırada garson geldi:

“Pastanızı ikiye bölelim mi?”

Adam dedi ki:

“Yok, biz zaten bölünmüşüz…”

Ben kahveyi yudumlamaya çalışırken neredeyse boğuluyordum.

Hayat bazen gerçekten komedyen gibi.

Asıl Soru: Kimle Mutlu Olunur?

Burada önemli olan şu:

Bir insan boşanmış mı, hiç evlenmemiş mi, 10 kere mi denemiş…

Bunların hiçbiri tek başına belirleyici değil.

Uyum mu, Etiket mi?

Uyum varsa gerisi zaten hikâye.

Ama biz insanlar etiketlere bayılıyoruz:

“İyi çocuk”

“Sorunlu ilişki”

“Geçmişi var”

Ben bazen düşünüyorum:

“Acaba biz insan mı arıyoruz, yoksa CV mi inceliyoruz?”

Kendimle Dalga Geçtiğim Nokta

Şimdi dürüst olayım. Ben de bu konularda çok net değilim.

Bir yanım diyor ki:

“Geçmiş önemli değil, önemli olan şimdi.”

Diğer yanım:

“Tamam da, insan merak ediyor işte…”

Sonra üçüncü yanım devreye giriyor:

“Sen önce sabah alarmını ertelemeyi bırak.”

Ve tartışma bitiyor.

Toplum Ne Der Korkusu

En büyük meselelerden biri de bu. İnsanlar çoğu zaman kendi duygularından çok, çevrenin ne diyeceğini düşünüyor.

“Aile ne der?”

“Arkadaşlar ne düşünür?”

“Mahalle…”

Ama kimse şunu sormuyor:

“Ben ne hissediyorum?”

Bir arkadaşım ciddi ciddi dedi ki:

“Boşanmış biriyle evlenirsem millet konuşur.”

Ben de dedim:

“Millet zaten sen tost siparişi verirken bile konuşuyor, onu ne yapacağız?”

Sonuç Yerine Değil, Bir İç Ses

Bütün bu konuşmaların, kahvelerin, sahil yürüyüşlerinin, arkadaş muhabbetlerinin sonunda şuraya geliyorsun:

İnsanları geçmişleriyle değil, bugünkü halleriyle anlamaya çalışmak daha gerçekçi.

Ve evet, bazen soru hâlâ kafanda dönüyor:

Boşanmış bir kadınla evlenilir mi?

Ama belki de doğru soru şu olmalı:

“Ben gerçekten birini olduğu gibi kabul etmeye hazır mıyım?”

İzmir’de akşam olurken, rüzgar Kordon’dan eserken ve ben yine içimdeki gereksiz düşünce trafiğinde sıkışmışken, fark ettiğim şey şu:

Hayat zaten yeterince karmaşık. İnsanları daha da karmaşıklaştırmaya gerek yok.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet