Bakara Suresi 228. Ayet: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, insanlık tarihinin en güçlü araçlarından biridir. Yazılı veya sözlü, sözler düşünceleri, duyguları ve deneyimleri ileterek insanları birleştiren bir köprü kurar. Edebiyat ise kelimelerin çok daha derin ve çok boyutlu bir biçimde kullanıldığı bir sanattır. Bir metin, bazen sadece bir hikaye anlatmakla kalmaz; o hikaye, okuyucunun düşünce yapısını değiştirebilir, kalbine dokunabilir ve onu başka bir dünyanın kapılarına açabilir. Bu yazıda, Bakara Suresi 228. ayeti üzerinden hem İslami bir bakış açısı hem de edebi bir inceleme yaparak, sözün gücünü ve anlatıların insan hayatındaki dönüştürücü etkisini keşfetmeye çalışacağız. Bakara Suresi 228. ayet, hem dilsel…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Fırında Alabalık: Psikolojik Bir Perspektiften Pişirme Süresi Üzerine Düşünceler İnsanlar, sıradan günlük faaliyetlerini, çoğu zaman düşünmeden gerçekleştirirler. Bir tabak alabalık pişirmek de bunlardan biri olabilir. Ancak, bu basit eylem bile, duygusal zekâdan, bilişsel süreçlerden ve sosyal etkileşimlerden etkilenmiş olabilir. Peki, alabalık fırında kaç dakika pişirilir? Bu sorunun cevabı aslında daha karmaşıktır. Sadece bir pişirme süresi değil, aynı zamanda bir insanın duygusal, bilişsel ve sosyal deneyimlerini de içinde barındıran bir süreçtir. Gelin, bu süreci psikolojik bir mercekten inceleyelim. Bilişsel Süreçler: Zaman Algısı ve Karar Verme Bir fırında alabalık pişirmenin ardında, aslında zaman algısıyla ilgili pek çok bilinçaltı süreç bulunmaktadır. Bilişsel psikoloji,…
Yorum Bırak1 TL Kaç Gram Bakır? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenme, sadece bir bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda dünyayı algılama biçimimizi dönüştüren, düşüncelerimizi şekillendiren bir yolculuktur. Bir nesnenin, bir kavramın ya da bir olgunun anlamını öğrenmek, bu bilgiyi sadece zihinsel düzeyde değil, aynı zamanda toplumsal ve duygusal düzeyde de içselleştirmek, öğrenmenin gerçek gücünü ortaya koyar. Peki ya bir madeni para? 1 TL’nin tam olarak kaç gram bakır içerdiğini merak ettiğinizde, bir madeni paranın fiziksel özelliklerinin ötesinde, aslında birçok pedagojik soruyu gündeme getirirsiniz. Öğrenme, sadece doğruları ezberlemek değil, aynı zamanda bu doğruların etrafında dönen ilişkileri, toplumdaki işlevlerini ve…
Yorum BırakGiriş: Toplumsal Düzen, Güç ve Eğitim Güç ilişkileri, her toplumun temel dinamiklerini belirler. Politik ideolojiler, ekonomik çıkarlar, sosyal yapılar ve kültürel normlar, birbirini etkileyen karmaşık bir ağ oluşturur. Bu ağın merkezinde, çoğu zaman görünmeyen ama toplumsal yapıyı yönlendiren bir güç vardır: eğitim. Eğitim, sadece bireylerin bilgiyle donatıldığı bir süreç değil, aynı zamanda toplumların iktidar yapılarını inşa ettiği, sosyal normları pekiştirdiği ve yeni kuşakları şekillendirdiği bir araçtır. Eğitimle ilgili devlet politikaları, yalnızca bireylerin geleceğini değil, toplumsal düzenin temelini de şekillendirir. Türkiye’deki 1. kademe temel eğitim başvurusu, sadece bir okul kaydı süreci değildir; aynı zamanda bir toplumun geleceği, yurttaşlık hakları, demokrasi ve…
Yorum BırakYadsımamak: İktidar, Toplumsal Düzen ve Siyasette Meşruiyetin Sınırları Hayatımızı şekillendiren güç ilişkileri, ideolojiler, kurumlar ve toplumsal normlar, her zaman bir şekilde yadsımanın gölgesinde olur. Yadsımamak, kelime olarak bir şeyi reddetmekten ya da göz ardı etmekten çok daha derin bir anlam taşır. Yadsımamak, bir olguyu, durumu ya da gerçeği görmezden gelmeyi, bilerek yok saymayı değil; o gerçekliği kabul etmeyi ve ona karşı olan her türlü direncin üstesinden gelmeyi içerir. Bu kavram, sadece bireysel bir tutum olarak değil, toplumsal ve siyasal bağlamda da önemli bir rol oynar. Peki, siyaset bilimi perspektifinden yadsımamanın toplumsal düzene ve iktidar ilişkilerine etkisi nedir? Meşruiyet, katılım, demokrasi…
Yorum BırakBir cep telefonu almak isteseniz, hangi kriterlere odaklanırsınız? Kamerası, bataryası, ekranı, ya da belki de işletim sistemi? Herkesin seçiminde farklı bir önceliği var, ama son yıllarda Android işletim sistemi, en popüler tercihlerden biri haline geldi. Peki ya Samsung A52? Bu telefon, özellikle 2021 yılında piyasaya sürülmesinin ardından oldukça dikkat çekti. Peki, Samsung A52 Android işletim sisteminin hangi sürümünü kullanıyor? Telefonun yazılımını nasıl bir deneyim sunuyor? Bu sorular, bu telefonla ilgilenen herkesin aklında dönüp duruyor. Hadi, gelin bu sorunun cevabına derinlemesine bir bakış atalım ve güncel tartışmaları göz önünde bulundurarak Samsung A52’nin Android sürümünü, geçmişini ve geleceğini birlikte inceleyelim. Samsung A52…
Yorum BırakCeylan Kürt mü? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bakış Herkesin gündemine oturan bir soru var son zamanlarda: Ceylan Kürt mü?. Bu soru, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında da tartışılan bir konu haline gelmiş durumda. Birçok kişi Ceylan’ın kökenini, kimliğini ve toplumsal bağlarını sorguluyor. Kimisi onu bir Türk sanatçısı olarak tanıyor, kimisi de Kürt kimliğinin belirgin olduğunu savunuyor. Peki, gerçekten bu konuda net bir cevap var mı? Küresel ve yerel açıdan Ceylan’ın kimliği nasıl görünüyor? Bu yazıda, Ceylan’ın kimliğini hem Türkiye bağlamında hem de dünya çapında nasıl değerlendirildiğini inceleyeceğiz. Ceylan’ın Kökenleri: Türk Mü, Kürt Mü? Ceylan’ın ailesi ve kökenleri, onun kimliği hakkında…
Yorum BırakGeçmişi okumadan bugünü anlamak mümkün mü? Bazı sorular, yalnızca teknik bir cevap aramaz; hafızayı, kurumsal alışkanlıkları ve toplumsal dönüşümleri de çağırır. “Fotokopi ile dava açılır mı?” sorusu da böyle bir eşikte durur. Bu soru, bugünün hukuk pratiğine ait görünse de, arkasında belgenin ne olduğu, nasıl güvenilir sayıldığı ve devlet ile birey arasındaki ilişkinin tarihsel olarak nasıl kurulduğu gibi uzun bir hikâye vardır. Geçmişe bakmadan bugünkü yargı pratiğini anlamak zor; çünkü hukuk, her zaman zamanın ruhuyla birlikte şekillenmiştir. Bu yazıda fotokopiyle dava açılıp açılamayacağı meselesini yalnızca güncel bir prosedür tartışması olarak değil, belgenin tarihsel serüveni üzerinden, kronolojik bir perspektifle ele alıyorum.…
Yorum BırakAskere Giden İşçinin Çıkışı Yapılmazsa Ne Olur? Bir Antropolojik Perspektif Farklı kültürlerin derinliklerine inmek her zaman büyüleyici olmuştur. İnsanların dünyayı nasıl algıladıkları, kendi kimliklerini nasıl inşa ettikleri, ritüelleri, semboller aracılığıyla anlam arayışları… Bütün bu unsurlar, insanın toplumdaki yerini ve varlık nedenini belirler. Ama bir de pratik bir sorumuz var: Askere giden işçinin çıkışı yapılmazsa ne olur? Bu basit ama derin sorunun, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir yönü de var. Birçok toplumda askere gitmek, yalnızca bir devlet görevi değil, aynı zamanda bireyin kimlik inşasının bir parçasıdır. Ama askere giden kişinin “çıkışı” ya da “geçiş töreni” yapılmazsa, bunun…
Yorum BırakAkciğerde Dolgunluk: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Hayat, her birimiz için farklı ve benzersiz bir yolculuk. Bazen bedensel rahatsızlıklar, duygusal zorluklar veya toplumsal baskılar, bizi hem fiziksel hem de ruhsal anlamda zorlar. Akciğerlerimiz, hayatın temel işlevlerinden biri olan nefes alma sürecini gerçekleştiren hayati organlardır. Ancak “akciğerde dolgunluk” gibi bir terim, sadece tıbbi bir tanımlama olmaktan öte, toplumsal anlamlar ve kültürel değerler tarafından şekillendirilen bir kavram olabilir. Bu yazıda, akciğerde dolgunluğun ne anlama geldiğini hem tıbbi hem de sosyolojik bir bakış açısıyla inceleyecek, bedenin toplumsal anlamını, cinsiyet rolleri, kültürel normlar ve güç ilişkileri ile nasıl iç içe…
Yorum Bırak