İçeriğe geç

Bilişsel önyargı ne demek ?

Bilişsel Önyargı Ne Demek? Hayatımızda Gizlice Dolaşan Düşünce Tuzakları

Bir sabah, yeni bir işe başlamak için uyanmıştım. Ankara’nın soğuk havası penceremden içeri sızarken, kahvemi yudumluyor ve önümdeki verilere göz atıyordum. Ekonomi okumuş biri olarak, her şeyin sayılarla, verilerle daha kolay anlaşılabileceğini düşünürdüm ama bir şey eksikti: İnsan davranışlarını doğru okumak! Veriler bize ne kadar çok bilgi verse de, her kararın arkasında bazen mantıklı bir düşünce yoktur. İşte burada, işin içine bilişsel önyargı giriyor. Peki, bilişsel önyargı ne demek? Her gün karşılaştığımız, ama çoğu zaman farkına varamadığımız bu düşünce hataları hayatımızı nasıl etkiliyor?

Bilişsel Önyargı Nedir?

Bilişsel önyargı, basitçe söylemek gerekirse, insanın dünya hakkında doğru bir şekilde düşünmesine engel olan, zihinsel hatalardır. Bu hatalar, insanların çevrelerine, olaylara ya da durumlara dair düşüncelerini şekillendirirken, bazen doğru olmayan, yanlış ya da çarpıtılmış bir algı yaratabilir. Psikologlar, insanların genellikle daha hızlı karar verebilmek için bu tür zihinsel kısa yolları kullandığını söyler. Ama işte burada sorun başlıyor: Kısa yollar bazen yanlış sonuçlara yol açabiliyor.

Bu önyargılar çoğu zaman bizim fark etmediğimiz şekilde işler. Çevremizle olan ilişkilerimizde, iş dünyasında ya da günlük yaşantımızda, çoğunlukla otomatik bir şekilde kararlar alırız ve bu kararlar, farkında olmadan önyargılarımızdan etkilenir.

Bilişsel Önyargı ve Çocukluk Anılarım

Çocukken, her zaman “İnsanları tanımak zor değil” derdim. Mahalledeki arkadaşlarımı tanırken, onlara bakıp kolayca kararlar verirdim: “Şu çocuk çok çalışkan, bu çocuksa biraz tembel.” Bu tür genellemeler, bir şekilde bizlere çok tanıdık gelir, değil mi? İşte çocukluk yıllarında yaptığımız bu tarz genellemeler aslında bilişsel önyargıların ilk adımlarıdır. Birisine bakıp “o tembel” ya da “o akıllı” demek, aslında bir tür etiketlemeydi. Yani, kararlarımıza yön veren önyargılar bir noktada farkında bile olmadan bizlere yol gösterir.

Tabii ki, çocukluk döneminde bu tür önyargıları çoğu zaman ciddiye almazdık ama büyüdükçe, bu düşünce tarzlarının aslında hayatımızı nasıl etkilediğini görmeye başladım.

İş Hayatımda Bilişsel Önyargıların Etkisi

İş hayatımda, birkaç yıl önce karşılaştığım bir olayı hatırlıyorum. Bir toplantıda, yeni bir proje için ekip oluşturulacaktı ve herkes önerilerde bulunuyordu. Benim bir arkadaşım vardı, her zaman soğukkanlı ve mantıklı kararlar alan biri olarak tanıyordum. Fakat, onun önerisi geldiğinde, “Herhalde yine çok klasik bir şey söyleyecek” diye düşündüm. Neden mi? Çünkü biliyordum ki o, genellikle temkinliydi. Fakat, tam da o sırada, onun önerisi projeyi bir adım öteye taşıdı.

O anda fark ettim ki, aslında onu yalnızca geçmişteki tutumlarına dayanarak değerlendirmişim. Yani bir tür “statüko önyargısı” yapmışım. İnsanların geçmiş davranışlarına dayanarak gelecekteki kararları hakkında kesin yargılara varmak, çok yaygın bir bilişsel önyargıdır. Çoğu zaman, insanları tanıdığımıza inandığımızda, onlara dair kalıplaşmış düşüncelerimiz bizi yanıltabilir.

Bilişsel Önyargılar ve Toplum

Bilişsel önyargılar sadece kişisel ilişkilerle sınırlı kalmaz. Toplumda da önemli etkiler yaratır. Mesela, seçim dönemlerinde sıkça karşılaştığımız “görüş önyargısı” buna bir örnektir. İnsanlar, benzer görüşlere sahip oldukları kişilere daha yakın hissederler. Bu durum, siyasal kutuplaşmayı körükler. Sosyal medyada da sıkça gördüğümüz, bir kişinin ideolojisini savunan bir grubun, diğer ideolojilere sahip kişileri olumsuz bir şekilde etiketlemesi de bir bilişsel önyargıdır.

Türkiye’deki genel seçmen davranışlarını incelediğimizde, bir bölgedeki insanların çoğu, aynı siyasi partiye oy veriyor. Bu, çoğu zaman ekonomik durumlardan ya da kişisel deneyimlerden daha fazla, sosyal çevrelerin ve toplumsal normların etkisiyle şekillenen bir önyargıdır. İnsanlar bazen, kim oldukları ya da ne düşündükleri yerine, çevrelerinin onları nasıl gördüğüne bakarak karar verirler.

Bilişsel Önyargıların Çıkışı ve Çözümü

Peki, bilişsel önyargıdan nasıl kurtulabiliriz? Her şeyden önce, bu hataların farkına varmak, onları değiştirmek için ilk adımdır. Araştırmalar gösteriyor ki, insanların bilinçli olarak önyargıları hakkında düşünmeye başladıklarında, daha doğru ve mantıklı kararlar alma ihtimalleri artıyor. İş yerinde, günlük yaşamda veya toplumsal ilişkilerde bu tür önyargılara dikkat etmek, her birimiz için önemli bir adım.

Ayrıca, karar verirken çok çeşitli perspektiflerden bakmak, yeni bilgileri açık fikirle değerlendirmek de bilişsel önyargıların etkisini azaltabilir. Örneğin, bir projede karar verirken, sadece kendi deneyimlerinize değil, başkalarının görüşlerine de yer vermek, düşünce hatalarından kaçınmanıza yardımcı olur.

Sonuç Olarak…

Bilişsel önyargı, hayatımızın her köşesinde gizlice var olan, ama çoğu zaman farkına varmadığımız bir düşünce tuzağıdır. Bu önyargılar, ilişkilerimizden iş dünyasına kadar her alanda karşımıza çıkar. Her ne kadar mantıklı ve doğru gibi görünseler de, çoğu zaman bizi yanıltabilirler. Bu yüzden, bazen kararlarımıza dair daha derinlemesine düşünmek, biraz daha açık fikirli olmak, bu önyargılardan kaçınmamıza yardımcı olabilir.

Bilişsel önyargı ne demek sorusuna verdiğimiz yanıt, aslında hepimizin her gün, her an farkında olmadan yaşadığı bir deneyimle ilgili. Bu deneyimi tanıyıp, üstesinden gelmek ise tamamen bizim elimizde.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet